1960’lı Yıllarda Türkiye’de İslami Uyanış

Hayrettin Karaman

Sizce, 1960'lı yıllar Türkiye'sinde Müslümanların bilinçlenmesine ve İslami uyanışa katkıda bulunan en önemli faktörler ve etkinlikler neler olmuştur.

HakSöz

Sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmeler bir süreçtir; geçmişin olay ve olguları şimdinin sebepleridir, şimdikilerde geleceğin sebep ve faktörlerini oluştururlar. Altmışlı yılları da bu bağlamda ele alırsak uyanışı ve şuuru etkileyen amilleri iç ve dış şeklinde iki gruba ayırmamız gerekir.

İç amiller:

a) İmam-Hatip Okulları ve Yüksek İslam Enstitüleri:

İmam-Hatip Okulları ilk mezunlarını 1958 yılında vermişler, Yüksek İslam Enstitüleri bu okulların yüksek kısmı olarak 1959'da açılmış ve ilk mezunlarını 1963 yılında vermeye başlamışlardır. Bu okullara, çoğu kırsal bölgelerden olmak üzere binlerce öğrenci gelmiş, İslami bir ruh ve disiplin içinde hem dünyalarını, hem de dinlerini öğrenmişlerdir. Bu okulların öğrencileri ve mezunları hem toplum içinde yeni bir Örnek nesil olarak, hem de Özel sohbetlerde, camilerde, okullarda yaptıkları eğitim ve öğretim faaliyetleri ile önemli mesafeler kat etmişlerdir. Bu okulların bir öğrencisi, ailesi, akrabası ve çevresi ile yüzlerce insana eğitim, ümit ve ışık olmuştur. Bundan sonraki maddelerde sıralayacağımız faaliyet ve etki merkezlerinin de dinamik gücünü bu okulların mensup ve mezunları teşkil etmiştir.

b) İslami Neşriyat:

Kitap, gazete ve dergi olarak İslami neşriyat, geçmiş döneme nisbetle altmışlı yıllarda adeta patlamıştır. Doğrudan İslam'ın ve müslümanların yahut daha geniş bir yelpazede sağın sesi mahiyetinde olan gazeteler yanında İslam, Müslümanın Sesi, Büyük Doğu, Yeni istiklal, Sehil, Hakses, Türk Yurdu, İslamın ilk Emri Oku gibi dergiler aktüel olay ve olguları İslami açıdan anlama, anlatma, yorumlama ve değerlendirmede çok önemli görevler üstlenmiştir. Ahmed Hamdi Akseki, Ömer Nasuhi Bilmen, Necip Fazıl Kısakürek, Nurettin Topçu, Said Nursi merhumlar gibi zevatın telif eserleri ile, ülkelerinde daha köktenci İslamlaşma eğitim ve mücadelesi yapan diğer ülke ricalinin tercüme eserleri bu yıllarda Türkiye müslümanlarının yollarına ışık tutmuş, bir yandan olup biteni, diğer yandan olması gerekeni anlamalarını sağlamıştır. Daha seçkin ve biraz da farklı tabakaları göz önüne aldığımızda etkili telif eserler arasına Samiha Ayverdi, Remzi Oğuz Arık, Yahya Kemal Beyatlı, Alı Fuat Başgil, Peyami Safa gibi zevatın eserlerini de katmak gerekir,

c) Siyasi Faaliyetler:

Amaçları doğrudan İslam'ı iktidar yapmak olan, yahut Müslümanları da çeşitli ve ölçülü tavizlerle kanatları altına alarak kendi amaçları doğrultusunda iktidara gelmek isteyen partiler ve bunların yan kuruluşları Türkiye'de, her yaş ve baştaki insanı meşgul etmiş, etkilemiş özellikle siyaset bilgisi, siyasi şuur ve mücadelenin uyanıp gelişmesinde müessir olmuşlardır.

d) Cereyanlar, tarikatler, dernekler, birlikler:

Bu kuruluşlar altmışlı yıllarda güçlenmeye devam etmişler, faaliyetlerini yatay ve dikey olarak kitlelere yaymışlar, bir yandan hepsinin ortak muhalifleri ile (solcular, masonlar, tabucular... ile), diğer yandan kendi aralarında cereyan eden ihtilaf, çekişme ve mücadeleler bilgi, inanç, şuur ve bazen de taassubun gelişip boy atmasını sağlamıştır.

Dış Amiller:

Batı'dan Doğu'ya güçlenerek esen demokrasi, özgürlük, insan hakları rüzgarı Doğu'daki -ve tabii Türkiye'deki- despotik, antidemokratik, baskıcı yönetimleri etkilemiş, İslam ülkelerinde az çok bir hürriyet havası oluşmuş, Müslümanlar da bu hak ve hürriyetlerden istifade etmişlerdir.

Hac, seyahatler, milletlerarası ilişkiler yoluyla İslam ülkeleri arasında temaslar artmış, iletişim araçlarının dev adımlarla gelişmesi İslam ülkeleri ve ümmetin parçaları arasında birlik ve beraberlik düşünce ve duygusunun oluşmasını sağlamıştır. Mısır'da ve Suriye'de İhvanu'l-Müslimin, Suudi Arabistan'da Rabıta, Pakistan'da Cemaat-i İslami (Mevdudi hareketi), Hindistan'da Nedvetu'l-Ulema, Cezayir'de İslamcılar ve benzerleri tarafından yürütülen faaliyetler Türkiye'de de Müslümanlar tarafından günü gününe takip edilmiş, yayınlan okunmuş, bu hareketlere sempati duyulmuş, kısmen de olsa amaç ve faaliyetleri örnek alınmıştır.

Kaynak: Haksöz Dergisi - Sayı: 14 - Mayıs 92

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları