Ashabın Biçare Torunları

Muhammed Yeşil

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

Alemlerin Rabb'i Allah'a hamdolsun. Salat ve selam O'nun alemlere rahmet olarak gönderdiği Rasul'ü Muhammed'e ve ona tabi olanların üzerine olsun. Yardım ve rahmeti müminlere ve mücahidlere, lanet ve gazabı zalimlere, dinine ve Rasulüne dil uzatanlara düşmanlık edenlere olsun.

Sevgili kardeşlerim,

Kur'an'ın aydınlığına yönelen, Hakk'ı hak bilip Hak Sözü söyleme gayretindeki derginiz uzak bir beldede elime geçti. Daha doğrusu zalim müstekbirler ve onların hain yerli uşaklarınca tevhid ve adaletten çok uzaklaştırılmış bir beldede. Burası öyle bir beldeki yirmiye yakın parçaya bölünüp de "Arap Vatanı" diye adlandırılan, Allah'ın dini altına girmedikçe asla birleşemeyecek mazlum haklarının ulusçu bir birleşme hamlesiyle uyutulduğu, zalim işbirlikçi diktatörlerce paylaşılmış koskoca bir toprak parçasının belki de en mağdur bölgesi. Burası insanların ölüm korkusuyla, göğe bakmak için bile başlarını kaldırmaya çekindiği, pek azı müstesna düşünmekten bile acizleştirilmiş, diğerleri gibi kendini aslan sanan bir çakalın yönettiği bir belde. İsmini yazmaya bile gerek yok. Çünkü yok birbirlerinden farkları. Hepsi bir Muaviye bir el-Mansur şehri.

Hem bir miktar dil öğrenmek, hem de diğer müslümanları tanımak, soğutulmuş kalblerimizi tekrar ısındırmak için gelmiştik buraya. Bir nisbette de gerçekleştirdik. Tanıdık insanları, din kardeşlerimizi. Muhacir'le Ensar'ın torunlarını tanıdık. Kureyş'le Kufe'nin torunlarını da. Bize ısrarla öğretilenin aksine pis ve tembel olmadıklarını öğrendik. Belki çok daha fazla çalışıyorlar fakat bir avuç zalim kazandıklarının hepsini alıyor. O bir avuç zalim onların yerine yaşıyor, onlar da bu bir avuç zalim için yaşıyorlar. İnsanlar mizaçsızlaştırılmış, hissizleştirilmiş -pek azı müstesna-hepsi karnım nasıl doyuracağı derdinde, düşüncenin suç olduğu ülkede gözlerinden düşünceleri okunmasın diye gözlerini gizleme derdinde. Ve yalan dolu tüm hayatları. Marşlar, üç renkli bayraklar ve heykellerle çevrili bir kandırmacanın ortasında debeleniyor biçare insancıklar. Ashabın biçare torunları. İslam coğrafyasının pek çok yerinde olduğu gibi dedelerinin mirasına hakkıyla sahip çıkamadığı için babalan torunlar sanki üzerlerine zillet damgası vurulmuşcasına azap çekiyor. İşte bunları gördük bu ülkede. Halinden memnun zavallıları da tanıdık, zulmü yıkmak için kaynayan volkanların varlığını da hissettik. Fırsat kollayanların kolu kanadı kırılmış bir halde, ancak tükenmemiş ümitler İbrahimcesine.

Derginin son sayısı elime geçtiğinde bu duygular daha bir pekişti içimde.

Kardeşlerim edebiyat parçalamak değil niyetim, ki biliriz biz üç kuruşluk itibar için "O kafirlerin yanında şeref mi arıyorsunuz?" dediklerimizi; o edebiyatçıları, -pek azı müstesna- şairleri, o kalemlerini satanları. Bizdeki beyinsizlerle burada düzene yağ çeken belamların farkı ne kadar az. Dergiyi okudukça bu benzerlik daha da canlandı gözümde. Acıdım hallerine zavallıların, sığındım Allah'a bizi o hallere düşürmesin hidayet verdikten sonra kalplerimizi eğriltmesin diye. Gördüm ki bir kez daha müslüman ancak müslümanla dost olabilir -ki zaten kardeştirler- ve kim kafirleri dost edinirse o onlardandır. Bir kez daha gördüm ki müslüman kendinde olanı değiştirmedikçe, pisi temizden ayırmadıkça, birlik olmadıkça, cesaretle meydana atılmayıp korktukça birilerinin kınamasından, yamandıkça birilerinin paçasına Allah zilleti üzerimizden kaldıracak değil. Kim Allah'a ve Rasul'e, Kitab'a hakaret edildikten sonra hala daha alttan alır sesini çıkartmazsa, zulmü haykıracağına susarsa ve haykıranları yalnız bırakırsa Allah elbette pisi temizden ayıracaktır. Müslümana yakışansa, "halk onlara insanlar sizin üzerinize ordu toplamış onlardan korkun dediğinde bu onların imanını artırdı ve Allah bize yeter o ne güzel vekildir, ne güzel yardımcıdır" ayetine uymaktan başka nedir ki?

Ey müslümanlar, müslümanım diyenlere maslahat gözetmeyin artık sizinle mücadele edenlerle siz de Allah yolunda en güzel bir biçimde mücadele edin. Hem kimden korkacaksınız ki onlar sizin dininizi değiştirmenizi isterler, siz onlara sevgi beslerseniz onlar sizi sevmezler ve sizin sapmanızı isterler. İşte asıl saldırganlar onlardır.

Kardeşlerim, çok uzun oldu biliyorum, fakat bu suskunluk içinde öylesine haykırmak geliyor ki insanın içinden. Sizin haykırdığınız gibi. Allah razı olsun tüm müslümanların hislerine tercüman oldunuz. İsminizle müsemma Hakk'ı hak bilip savundunuz. Allah'tan başkasından korkmadınız ve korkmayacaksınız da.

Allah bizimledir.

ŞAM

 

Kaynak: Haksöz Dergisi - Sayı: 31 - Ekim 93

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları