Başlarken

Başlarken
Dünya ve İslam Dergisi Sayı: 1

Dünya ve İslam'ın ilk sayısı ile sizleri selamlıyoruz. Allah'ın izni ve yardımlarıyla üç ayda bir sizlerle birlikte olacağız. Ve İslam'la, İslami hareket ile ilgili olanların yararlanacaklarını umduğumuz yazılar sunacağız. Yayımlayacağımız yazılar çoğunlukla -kimi zaman tamamen- dünyadaki değişik yayınlardan çevrilmiş olacak. Her ne kadar çeviriye dayalı ise de zaman zaman kendimiz de müdahil olmayı düşündüğümüzden "çeviri dergisi" unvanı ile kendimizi sınırlamak istemedik.

"Niçin böyle bir dergi?" diye sorulabilir. Niçin "Dünya ve İslam"? Niçin aktüaliteyi daha canlı takip edecek, daha kısa periyodu bir dergi değil de üç aylık ve nispeten teorik sayılabilecek bir dergi? Niçin telife değil de çeviriye dayalı bir dergi? Niçin konuları yaşadığımız ülke üzerinde yoğunlaştırmak yerine uzak ülke ve hareketlere yayılan bir dergi?... Niçinleri çoğaltmak mümkün.

Her şeyden önce yayın sahasında yapılmasını gerekli gördüğümüz, yapmak istediğimiz çok şeyler olduğunu söylemeliyiz. Sırası geldiğinde imkanlarımız nispetinde bunları da ortaya koyacağız, İnşaallah.

Dünyanın dört bir yanında Müslümanlar yaşıyor ve bulundukları her yerde varlıklarını hissettirmeğe başladılar. Kendi topraklarında, kendilerine rağmen hüküm süren rejimlere karşı yürüttükleri mücadelelerden tutun, işçi yahut göçmen olarak bulundukları ülkelerde ortaya koydukları kimlik ve kişilik mücadelesine, uluslararası sömürü ağını ifşa edici, oyunlarını bozucu faaliyetlere kadar Müslümanlar "Biz varız ve ortadayız." diyorlar.

Kimi, mücadele sürecinin daha önlerinde; kimi, henüz başlangıcında; kimi, doğum sancılarında. Aralarındaki binlerce kilometrelik mesafelere, yıllardır sürdürülen yabancılaştırma politikalarına rağmen; Allah'a vermiş oldukları sözü yerine getirmek için, aynı Kitab'ın buyrukları doğrultusunda, bilerek veya farkında bile olmadan birbirlerine güç katarak ilerliyorlar.

Dünya Müslümanları ortak hedeflerine ulanmak için yürüdükleri yollarda hep aynı sorunlarla karşılaşıyorlar. İnançlarının gerektirdiği sahih islami iktidarlara yüzyıllardır kavuşamamanın hasreti ve ezikliği; vahiyden kopuk bir halde yaşadıkları bu süreçte oluşan/oluşturulan, İslam'ın özüne aykırı geleneklerin, hurafelerin, statükocu anlayışların aşılması, tashih edilmesi ve yerlerine Kur'ani anlayış ve pratiklerin ikame edilmesi gibi içsel sorunlar. Emperyalistlerin; konumlarını koruyabilmek için kendilerini emperyalizme satmış gerici, uzlaşmacı iktidarların ve bu ülkelerdeki egemen güçlerin bu gelişmeleri engellemek için ortaya koydukları politikaları görebilmek, baskı ve zulme boyun eğmemek, Allah'ı razı edecek doğrultuda sapmadan, ısrarla ilerleyebilmek gibi dışsal sorunlar hangi coğrafyada olurlarsa olsunlar bütün Müslümanların ortak sorunları olarak gündemlerinde, karşılarında.

Dünyanın neresinde olursa olsun Müslümanların tecrübeleri, birikimleri bizlerin tecrübe ve birikimidir. Müslümanların uğradığı baskı, zulüm ve haksızlıklar bizlerin problemidir. Tüm bu gelişmelerden haberdar olabilmenin, bu gelişmeleri yakından takip edebilmenin bizler için kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz. Türkiyeli Müslümanların hem dünya Müslümanlarını yakından tanıyabilmesi ve hem de olayı bütün boyutlarıyla idrak edip, zaman zaman ortaya çıkan sığlık ve yüzeysellikten kurtulabilmesine vesile olabilmesi için "DÜNYA ve İSLAM"ı takip etmek, izlemek kaçınılmazdır diye düşünüyoruz.

Müslümanların gönüllerine ferahlık, gözlerine aydınlık; kafirlerin kalplerine korku ve endişe salan İslami Hareket bizim kimliğimizdir. Bizler de tüm dünyada yükselen bu dalganın bir parçasıyız.

İslami gelişmeleri bu perspektiften takip edip bilgilenmenin; bizler için daha kalıcı ve daha uzun vadeli yararları olduğunu, dolayısıyla en az aktüalite ve yakın çevreyi takip etmek kadar önemli hatta kimi özellikleri ile öncelikli sayılabileceğini düşünüyoruz. Derginin çeviriye dayalı olması ise ilk bakışta rahatsız edici olsa da bu, bizlerin gerçeğinden kaynaklanıyor. İslami hareketlerin ve dünyadaki diğer gelişmelerin değerlendirilmesi gibi konularda ortaya konulmuş çalışmalara bakalım. Türkçe'de yok denilecek kadar azken Batı dillerinde yoğunluk çok yüksek. Üstelik Türkçe'de yayınlanan telif yayınların çevirilerden bağımsız olduğu da söylenemez. Konuyu ele alış düzeyinden tutun dayanılan kaynaklara, üretilen sonuçlara kadar bir sığlık, bir iğretilik hakim. Bu tespiti bir aşağılık duygusunun etkisiyle değil; gördüğümüz eksiklik ve zaafların gayretimizi artırması ve böylece bu zorlukların üstesinden gelmemize vesile olmasını düşünerek ortaya koyuyoruz. Yine de belirli bir düzeyi tutturan telif çalışmalar söz konusu olduğunda bunları yayınlayabileceğimizi, bazı konularda arkadaşlarımızın çalışmalarına yer vereceğimizi belirtmeliyiz. Üç aylık periyod şu an için böyle bir yayına uygundur diye düşünüyoruz. Yazıların tamamının okunmasını, gerekli görülenlerin gündemlere alınıp tartışılmasını istiyoruz.

Dünyadaki bütün bu gelişmeleri izleyen sadece Müslümanlar mı? Hayır. Hatta çok daha önceden hissedip, çok daha yakından takip edenler; emperyalist güçler ve Müslümanlar üzerinde hakim olan siyasi rejimlerdir. Yerli-yabancı bir sürü sosyal bilimci, gazeteci, siyasi gözlemcinin bu gelişmeleri izleyip bu mercilere raporlar sunduklarını, teoriler ürettiklerini, çözüm önerilerinde bulunduklarını biliyoruz. Müslümanlara, İslami hareketlere karşı izlenecek politikalar da büyük ölçüde bu değerlendirmelere dayalı olarak oluşturuluyor. İster Batılı olsun, ister köken olarak Müslüman olmakla birlikte kimlik olarak Müslüman olmayan yerli araştırmacılar olsun, konuya bakış açısı ve yaklaşımları sakat olmakla birlikte sahip oldukları enformasyon itibarı ile konum olarak uzakta olanların pek ulaşamayacakları nokta ve ayrıntılara haizdirler. Ayrıca sahip oldukları imkan ve teknikler de, bu çalışmalarında onlara avantaj sağlamaktadır. Zaman zaman çok ufak velilerden tamamen haksız ve yanlış değerlendirmeler, sonuçlar üretseler de; bir Müslümanın tahammül sınırlarını zorlayan yaklaşım ve ifadelerde bulunsalar da; bunlardan haberdar olmamız bizlerin yararınadır. Hem konuyla ilgili teknik bilgilere sahip olmamız, hem de muhatap olduğumuz güçlerin konuya nasıl yaklaştıklarını, ne tür çözümler-önlemler düşünüp önerdiklerini bilmemiz, atacağımız adımların daha isabetli olmasını sağlayacaktır. Böylelikle etrafımızda dönen manevraları, geliştirilen fikri ve siyasi akımları, kaynakları ve hedefleri açısından sağlıklı değerlendirebilmemiz kolaylaşacaktır.

Dergimizde yer alacak yazılar genellikle değişik kaynaklardan, değişik kimlik ve yaklaşımlardan olacaktır. Bizim için bu yazıların ortak özelliği Müslümanları ilgilendiriyor olmasıdır. İnsanların özellikle de Müslümanların haberdar olmasını istediğimiz gelişmeleri, bilgi sahibi olmasını istediğimiz yaklaşım, değerlendirme ve yorumları içeriyor olmasıdır.

Bizlerin, yayınladığımız yazıların içeriğine; aktarılan bilgilerin doğruluğundan tutun yaklaşım tarzına, yapılan yorumlara ve varılan sonuçlara tümüyle katılmamız söz konusu değildir. Yerlisinden yabancısına kadar İslami endişe ve sorumluluk duygularıyla ortaya konmamış her eserde, bir çok olumsuzlukların bulunması tabiidir. Bizim bu tür yazılar yayınlamaktan maksadımız; doğru düşünmemize, ufkumuzun genişlemesine, basiretimizin artmasına katkıda bulunacak malzeme sağlamasıdır.

Yazı veya yazı gruplarının başlangıcında kısa bir takdim ve değerlendirme ile yazıyı size tanıtmaya çalışacağız. Burada yazı ile ilgili hatırlatmada, eklemede, düzeltmede ya da uyarmada gerekli gördüğümüz bir takım hususlara kısaca değineceğiz. Çeviri yapan arkadaşlarımızın gerekli gördükleri notları sayfa altlarına, makalenin kendi kullandığı notları ise metnin sonuna koyacağız.

Her sayıda bir tartışma bölümü yer alacak. Yayınlayacağımız bir sayı ile tartışmayı başlatıp bir sonraki sayıda ilgi gösterip katılan okuyucularımızın yazılarından seçtiklerimizi yayınlayarak tanışmayı sürdüreceğiz. Bu ilk sayımızda Abdülvahap El-Efendi'nin "İslami hareketlerin sosyo-politik yaklaşımları ve bunun pratikteki sonuçları"nı değerlendirdiği makalesini tartışmaya açıyor ve sizlerin değerli katılımlarınızı bekliyoruz.

Yüce Kur'an'ın "İyiliği emredip kötülükten sakındırma", "Hakkı ve sabrı tavsiye etme" temel esprisi çerçevesinde ortaya konacak her türlü değerlendirmeyi dikkate alarak sürdüreceğimiz bu çalışmada, bizleri muvaffak etmesi için Rabbimize duacıyız.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Batının Bir Fedaisi: Habib Burgiba01 Ocak 1990 Pazartesi 00:53
  • Libya'da İslami Muhalefet01 Ocak 1990 Pazartesi 00:52
  • İslamcılar, Sol ve Sağ01 Ocak 1990 Pazartesi 00:51
  • İntifada, Gerici Arap Rejimleri ve FKÖ01 Ocak 1990 Pazartesi 00:50
  • Yirminci Yüzyılda İslami Uyanış01 Ocak 1990 Pazartesi 00:49