Sudan İslami Hareketi

Sudan İslami Hareketi
İ. Faruk Özkan

"Sudan İslami Hareketi" Yöneliş Yayınları'nın neşrettiği son kitap. Kitabın Sudan İslami Hareketi'nin lideri Hasan Turabi tarafından kaleme alınmış olması bu çalışmanın önemini daha çok artırıyor. Bu yönüyle kitap, birçok avantajlara ve dezavantajlara sahip. Turabi kitabında bu dezavantajını gerçekçi yaklaşımlarıyla gidermeye çalışmış.

Kitabın ilk bölümlerinde İslami hareketin tarihi kökeni ve hareketin geçirdiği evreler ele alınıyor. Daha sonraki bölümde ise İslami hareketin cemaat yapısı başlığı altında üyelerin eğitimi, teşkilatlanma programı, yönetim kademelerindeki yapılanma işleniyor. Kitabın devam eden sayfalarında ise İslami hareketin kadınlar, öğrenciler, aydınlar, işçiler, ulema, şehirler gibi toplumun çeşitli kesimlerine yönelik örgütsel etkinlikleri ve bu etkinliklerin düşünsel, kültürel, sanatsal ve ekonomik boyutları değerlendiriliyor.

Sudan İslami hareketi tüm geleneksel tepkilere karşın, müslüman kadının da mücadele süreci içinde rol almasını sağlayabilmiş bir oluşum. Turabi bu olumlu gelişmenin sürecini şöyle ifade ediyor: "Kadın toplumdaki yerini almalıydı. Üniversiteye giden İslamcı kızlar mezun olup çoğalınca kendilerine uygun iş buldular. Kamu işlerinde çalışmaya başladılar. Örtülerine bürünerek çarşıya alışverişe çıktılar. Caddelerde gözükür oldular. Bu sebeple İslami hareket kadınlar konusunda yeni bir bakış açısı geliştirmek zorunda kaldı. Kadının toplumdaki yerini İslami açıdan belirledi. Çünkü toplumun içine giren kadın ne bir fesad unsuru olarak görülmeliydi, ne de kadınların toplumun dışında bırakılması onların özgürlüğüydü. Bu yüzden İslami hareket kadınların da siyasi katılımda bulunmasını caiz gördü ve bu fikrini her yerde savundu.

Kitabın son bölümlerinde hareketin düşünsel birikimi, ihya tecdit ve ıslahat gibi konulardaki fikirleri ve İslami hareketin uluslararası ilişkileri irdeleniyor. Turabi kitabında hareketi derinliğine tanımanın verdiği rahatlıkla olacak, yer yer kapalı ifadeler kullanıyor. Bu da kitabın bazı kısımlarının yeterince anlaşılmasında güçlükler yaratıyor. Eserin çevirisindeki yetersizlik de bu güçlüğü artırıyor.

Dünyada İslami hareketlerin birçoğu tarafından İslam Devleti yolunda verilen mücadelenin yoğun olarak yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Sudan İslami Hareketi ise mücadele ve çabalarının sonucu olarak İslam Devleti imetine ulaştı. Bu noktada başarılı olan İslami hareketlerin tecrübelerinden yararlanmamız hem dünyevi başarılar için kaçınılmazdır, hem de İslami bir vazifedir.

Sudan'daki İslami hareketin çeşitli badireler atlatması, halkı kazanmada çeşitli metodlar kullanması, amaçlarına bazen fiili mücadeleyle bazen de barışçıl yollarla ulaşmaya çalışmaları Sudan dışındaki müslümanların hareket safhalarını iyi analiz edip kendi pratikleri ve geleceklerini değerlendirmeleri açısından tecrübi bir zenginlik oluşturacaktır. Kitap'ta hareketin en önemli unsuru olarak öğrencileri gösteren Turabi, koministlerin Sudan'da en fazla mücadele ettikleri grup olmalarına rağmen örgütlenme ve hareket açısından etkilendiklerini hiç bir komplekse kapılmadan açıkça ifade edebiliyor. Kitapta Turabi bazı teorik düşüncelerini eleştirel olarak ortaya koymasından ziyade, yaşanan vakıayı analiz eden kuşatıcı bir yaklaşım ortaya koyuyor. Biz bu yaklaşımın hareketin tarihi süreci, geçirdiği evrim ve evreler, iç tartışmalar, hareket dışındaki grupların kuşatılması gibi konulardan hareketin çok homojen olmayan ama süreç içinde sürekli iyileştirici bir bütünleşmeye kanalize edilen özelliğine tekabül ettiği çıkarımında bulunuyoruz.

Turabi, farklı durumlarda şartların değişmesiyle hareketin düşüncelerini nasıl değiştirdiğini, hatalardan nasıl arındığını somut örneklerle anlatıyor. Sadece bu olayları anlatmakla kalmıyor, kişisel yorumlarıyla, hareketin sürecini gözler önüne seriyor.

Türkiye'de Sudan ile ilgili yapılan çalışmaların ve bilgilenmenin yetersiz olduğunu göz önünde bulundurur ve bu çalışmanın sahasında en yetkili kişisi tarafından kaleme alındığını düşünecek olursak, bu kitabın önemli daha da belirginleşecektir.

Kaynak: Haksöz Dergisi - Sayı: 45 - Aralık 94

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kar Çiçeği17 Şubat 2015 Salı 01:12
  • Liberal Ahlâksızlığın Sufizmle Örtüştüğü Alan16 Şubat 2015 Pazartesi 21:03
  • Rivayetperestliğin Sonuçları14 Şubat 2015 Cumartesi 01:04
  • “Çağdaş Arap Düşüncesi"04 Şubat 2015 Çarşamba 00:05
  • Sudan İslami Hareketi02 Şubat 2015 Pazartesi 18:39
  • Bir Kitap Vesilesiyle: Bin Badis02 Şubat 2015 Pazartesi 00:30
  • Sünnetullah: Bir Kur'an İfadesinin Kavramlaşması01 Şubat 2015 Pazar 19:00
  • Türkiye'de İslamlaşma ve Önündeki Engeller31 Ocak 2015 Cumartesi 01:10
  • Eski Soruna Yeniden Bakmak30 Ocak 2015 Cuma 00:02
  • "Siyasal İslamın İflası" mı?28 Ocak 2015 Çarşamba 23:12